Nekropol

Akropol yükseltinin yamaçlarında yer alan Nekropol Alanı Klasik Dönem’den itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Nekropol alanında günümüze ulaşan mezar anıtları içerisinde kaya mezarları en büyük grubu oluşturur. Likya Bölgesi ahşap ev mimarisini taklit eden kaya mezarları gösterişli cephe düzenlemesi ile öne çıkar ve genelde ana kayadan yontulmuştur. Bazı örneklerde aplike tekniğiyle oluşturulmuş cephe döşeminin varlığı da gözlemlenir. Bunlardan başka bir tapınağın ön cephesini taklit eden anıtsal kaya mezarları da kullanılmıştır. Mezarların iç kısımlarında farklı düzenlemelere gidilmiş ve genelde klineler üzerinde gömüler yapılmıştır. Orta kısımda bulunan çukura ise daha önceki gömüler ve ölü hediyeleri düzensiz biçimde depolanmıştır. Aile mezarı olarak da kullanılan kaya mezarlarının iç düzenlenmesinde daha sonraki dönemlerde değişiklik yapıldığı bilinmektedir. Özellikle Roma Dönemi’nde klineler yerine tuğlalardan şekillendirilmiş gömü alanları kullanılmıştır. Nekropol alanındaki mezar anıtlarının ikinci büyük grubunu “lahitler” oluşturmaktadır. Söz konusu lahitler Likya tipi semerdam kapaklı olabildiği gibi, Roma Dönemi’nden itibaren kullanılmaya başlanılan üçgen alınlıklı kapaklı lahitler de tespit edilmiştir. Lahitlerin bir kısmı hyposorion üzerine oturtulmuştur. Diğer yandan direk zemine yerleştirilmiş veya yerden hafifçe yükseltilmiş bir podyum üzerinde duran lahitlerin sayısı da az değildir. Bunlardan başka akropolün eteklerine kadar uzanan bir alana yayılmış oda gömütler, anıt mezarlar ve chamosorion tipi mezar anıtları sık karşılaşılan diğer gömüt tipleridir.