Get Adobe Flash player

AKROPOL

Kent merkezinin batı sınırını oluşturan “Akropol” Tlos kent merkezinin en yüksek noktasını oluşturur. Akropol üzerinde resmi devlet yapıları görülebildiği gibi, farklı mimari gruplar altında değerlendirilen mezar anıtları da bulunmaktadır.

Akropoldeki mezar anıtları içerisinde “kaya mezarları” en büyük grubu oluşturur. Genelde ahşap Likya evlerini taklit eden kaya mezarları ana kayadan yontulmuştur ve gösterişli cephe mimarileri ile öne çıkarlar. Bazı örneklerde aplike tekniğiyle oluşturulmuş cephe düzenlemesinin varlığı da gözlemlenir. Bunların dışında bir tapınağın ön cephesini taklit eden anıtsal kaya mezarları da kullanılmıştır. Bugün üzerindeki kabartmadan dolayı Bellerophon mezarı olarak adlandırılan mezar bu grubun en ünlü örneğini oluşturur. Kaya mezarlarının çoğu ya antik çağlarda ya da yakın zamanda soyulmuştur. Henüz dokunulmamış, orjinal konumdaki bazı kaya mezarlarına kazılarla da ulaşılmıştır.

2005 yılından bu yana sürdürülen kazı çalışmaları sonucunda mezarların iç kısımlarında farklı düzenlemelerin olduğu ve genelde klineler üzerinde gömülerin yapıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca ölü hediyeleri de bu klineler üzerine bırakılmıştır. Orta kısımda bulunan çukura ise daha önceki gömüler ve ölü hediyeleri düzensiz biçimde depolanmıştır. Genelde aile gömütü olarak kullanılan kaya mezarlarının iç düzenlenmesinde farklı zaman dilimlerinde değişiklik yapıldığı da bilinmektedir. Örneğin bir Klasik Dönem kaya mezarı içerisinde Roma Dönemi’nde klineler yerine tuğlalardan oluşturulmuş gömü alanları tespit edilmiştir. Oluşturulan bu yeni gömü alanları içerisinde üst üste iskeletler ve ölü hediyeleri ortaya çıkarılmıştır. Arkeolojik buluntular ışığında en erken kaya mezarlarının Klasik Dönem’den itibaren kullanıldığı bilinmektedir. Ve yine buluntular ışığında bir kaya mezarının yaklaşık 500 yıl gibi uzun bir süre kullanıldığı da anlaşılmıştır. Akropoldeki mezar anıtlarının ikinci büyük grubunu “lahitler” oluşturmaktadır. Sözkonusu lahitler Likya tipi semerdam kapaklı olabildiği gibi, üçgen alınlıklı kapaklı lahitler de tespit edilmiştir. Lahitlerin bir kısmı hyposorion üzerine oturtulmuştur. Diğer yandan direk zemine yerleştirilmiş veya yerden hafifçe yükseltilmiş bir podyum üzerinde duran lahitlerin sayısı da az değildir. Bunların yanında akropolün eteklerine kadar uzanan bir alana yayılmış oda gömütler, anıt mezarlar, chamosorion tipi mezar anıtları da mevcuttur.